Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, yemyeşil ağaçların uzandığı, kuşların cıvıl cıvıl şarkılar söylediği güzel bir orman varmış. Bu ormanda her hayvan mutlu mesut yaşarmış. Tavşanlar sıçrar, sincaplar ceviz toplar, kelebekler dans edermiş. Ama ormanın en neşelisi, en meraklısı, en yardımseveri Küçük Kirpi Pırpır’mış.
Pırpır, minik ayaklarıyla ormanda dolaşır, her şeyi inceler, herkese yardım etmek istermiş. Ama bir gün, ormanda tuhaf bir şey fark etmiş. Çiçeklerin arasına sıkışmış kâğıt parçaları, su birikintisine düşmüş plastik şişeler, ağaç dallarına takılmış eski torbalar…
Pırpır gözlerini kocaman açmış. “Bu da ne böyle?” diye mırıldanmış.
O sırada yanından geçen Bilge Baykuş, Pırpır’ın şaşkın bakışlarını fark etmiş ve kanatlarını çırparak yanına konmuş.
“Pırpır, neye bakıyorsun öyle?”
“Bilge Baykuş, bak! Her yerde çöpler var. Ormanımız neden böyle kirlenmiş?”
Bilge Baykuş derin bir “hmm” sesi çıkarmış, gözlüklerini düzeltmiş ve başını iki yana sallamış.
“Bu, insanların çöplerini rastgele atmaları yüzünden oldu, Pırpır. Ama bunların hepsi çöp değil, bazıları geri dönüştürülebilir. Yani, yeniden kullanılabilir!”
Pırpır kulaklarını dikmiş. “Geri dönüştürmek mi? O nasıl oluyor?”
Bilge Baykuş, gagasıyla bir plastik şişeyi işaret etmiş.
“Bu plastik şişe eğer çöpe atılırsa, doğada yıllarca kalır. Ama onu geri dönüşüm kutusuna atarsak, fabrikalar onu eritip yeniden plastikten yeni eşyalar yapabilir. Kâğıtlar kitap olabilir, cam şişeler yeni bardaklara dönüşebilir. Böylece hem doğamız temiz kalır hem de gereksiz atık oluşmaz.”
Pırpır heyecanla kuyruğunu sallamış.
“O zaman biz de bunları toplamaya başlayalım!”
Pırpır hızla ormanın dört bir yanına koşmuş. Önce eski bir kutu bulmuş ve üzerine “Geri Dönüşüm Kutusu” yazmış. Sonra sincapları, tavşanları, ördekleri ve hatta tembel ayı Pofuduk’u bile çağırmış.
“Arkadaşlar! Ormanımızı temizlememiz gerekiyor! Çöpleri üç farklı kutuya koyacağız. Mavi kutuya kâğıtları, sarı kutuya plastikleri, yeşil kutuya camları atacağız! Haydi başlayalım!”
Tüm hayvanlar kıkırdayarak işe koyulmuş. Tavşanlar otların arasındaki kâğıtları toplamış, sincaplar dallara takılmış torbaları çıkarmış, Pofuduk büyük büyük plastik şişeleri toplarken biraz söylenmiş ama yine de yardım etmiş.

Bütün çöpler ayrıldıktan sonra, Bilge Baykuş onları kasabadaki geri dönüşüm merkezine götürmüş.
Birkaç hafta sonra, orman eskisinden bile daha güzel olmuş! Çiçekler mis gibi kokmuş, ağaçlar rahat bir nefes almış, dereler pırıl pırıl akmış. Üstelik, geri dönüştürülen malzemelerden hayvanlar için yeni oyuncaklar, kuş yuvaları ve su kapları yapılmış!
Pırpır mutluluktan zıplamış. “Bu harika! Hem doğamız temiz kaldı hem de yepyeni şeyler yapıldı!”
Bilge Baykuş gülümsemiş. “Evet, Pırpır. Doğayı korumak bizim elimizde. Eğer herkes geri dönüşüm yaparsa, dünya çok daha güzel bir yer olur.”
O günden sonra ormanda kimse çöplerini yere atmadan önce iki kere düşünmüş. Pırpır ve arkadaşları her ay bir “Geri Dönüşüm Günü” düzenlemiş ve doğayı korumanın önemini herkese anlatmış.
Ve Geri Dönüşüm Masalının sonunda, orman her zamankinden daha güzel, daha temiz, daha mutlu olmuş. Bütün hayvanlar ise, bu mutlu ormanda sonsuza kadar neşe içinde yaşamış.
Geri Dönüşüm Masalına benzeyen çocuk masalları okumak için bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Sesli masallar dinlemek için ise bizi instagramdan takip edebilirsiniz.